| Bin yıllık bir şehrin hikayesidir ve
bir kadının ellerinde öpülmüştür
Zela
Naram benim
Ağzımda asılı kalan küfrüm
Gel ve
Sabahlara ayarla yüreğimi
Patavatsız uzan mısralarıma
Bütün çiçeklerimi emzir
Uçarı öyküler anlat bana
Eski şehrimizden mesela
Bayram sabahlarından Zela
Gel
Sokak gözlüm
Böyle ayrılık olmaz
Gel aşk
Gel …
Eteklerin zil çalarak
Gözlerinde kırkikindilerle gel
Ve içir beni bulutlara ki
Çiseleyeyim
Yağmuru seven çocukların
Gülücükleri üzerine
Ben ise
Bırak seni anlatayım
Kimsenin bilmediği yerlerini
Bu şehri yakıp ta
Aslında bir dağ olduğunu
Öğrettiğimizi
Bırak anlatayım
Puştluğunu kavganın
Kuşluğunu sabahın
Bırak anlatayım güzelliğini
Makyajlı bir iğrentiye
Zela büyücüm...
Zela tılsımım...
Zela...
Ceylan yürekli korkağım
1986/Ankara
Sahan Coker |